AFFAN DEDE’DEN Z KUŞAĞINA MEKTUP VAR!

     Ne demiş şair o anlamlı mısralarda;

Affan Dede’ye para saydım,

Sattı bana çocukluğumu...

Artık ne yaşım var ne adım,

Bilmiyorum kim olduğumu…

Hiçbir şey sorulmasın benden,

Haberim yok olan bitenden…


Şiir mısralarında söylenenler, istenenler, elde edilenler kulağa hoş geliyordu. Sonuçta bu şiirdi… Ne söylersen söyle… Ne istersen iste… Biz de çocuktuk…

Yaş ilerledikçe, hayata bedeller ödedikçe işlerin şiir naifliğiyle yürümediğini anladık. Sıkıldık, bunaldık. Zaman zaman hayattaki işlerin rahat olmasını istedik. Bir parmak şıklatması işlerimiz çözülsün istedik. Aslında bu şiiri yazanın da hayatı öyle kolay olmamış. Birçok sıkıntıyla, mücadeleyle geçen ömrü daha 46 yaşındayken geçirdiği ağır hastalık sebebiyle son bulmuştu. Şiirdeki gibi çocukluğun saf, temiz zamanına, hayatın en başına her şeyi unutup dönmek istiyordu. Geçirdiği süreç dikkate alındığında çok naif, çocuksu bir  temenni olarak anlaşılabilir. Ama dışarıdan daha objektif bir gözle bakıldığında, bunca sıkıntı ortaya koyduğu eseri geriye götürmemiş. Tam tersine verimliliğine, üretkenliğine, marifetlenmesine çok ciddi katkıda bulunmuş.

 Peki bu her yerde ve her zaman böyle mi? Evet. Tüm zamanlarda, kişilerde, mekanlarda böyle. Mesela; kulakları işitmeyen bir müzisyenin, eli felçli bir ressamın, kör olan gözlerine rağmen çok güzel eserler ortaya çıkaran yazarların olması... Gündelik hayatımızda böyle eksikliklerine, açlığına, yoksunluğuna rağmen çok büyük işler başarmış bir sürü insanla hayatı paylaşıyoruz. Fiziksel yetersizliğine rağmen farklı branşlarda büyük başarılara imza atmış sporcular, yoksullukların, imkansızlıkların içinde tüm zamanlara örnek olmuş devlet adamları, alimler, bilginler, sanatçılar çıktığını görüyoruz.

Hayatımızın bütününe baktığımızda bizi hayretler içinde bırakan bir gerçeği görüyoruz. Tarih boyunca insanlar maddi, manevi, soyut, somut imkanları azalmış olsa bile o azalmayı bir eksiklik olarak görmemişler. Tam aksine her seferinde imkân azaldıkça imkansızlığın içinde çok daha büyük işler ortaya koyabilmişler. İnsanlar için böyle de bitkiler ve hayvanlar alemi için durum farklı mı? Hayır. Onlar için de durum aynı. Doğada zor şartlarda hayatta kalmaya ve neslini çoğaltmaya çalışan hayvanlar bir şekilde yaşamlarını sürdürmenin yolunu bulurken. Aynı cinslerin evcil olanları aynı doğa şartlarında daha ürkek tepkiler verebiliyor. Evcil olanların marifetlerini kaybettiğini, hayatta kalma şanslarının azaldığını görüyoruz. Aynı cinsi serada yetişen ile doğada yetişen bir bitkinin tat, lezzet ve besleyicilik açısından çok farklı olduğuna şahitlik edebiliyoruz. Organik tavuk, organik yumurta vb. derken organik sebze ve meyve de bu kapsamdadır. Demek ki hayattaki işler, şiirdeki gibi sorumluluğunu satın alarak kaçılabilecek bir yer ve süreç olarak yürümüyor.

Affan Dede bize oradan şimdi bir mektup yazsa herhalde şöyle derdi;

“Sevgili çocuk merhaba,

Umarım iyisindir. Epeydir görüşemedik. Bu zaman süresince birçok şey yaşadın, tecrübe ettin, iyi günlerin oldu. Yoruldun! Bazen nefesinin kesildiği zamanlar oldu. Ümit ediyorum artık öğrenmişsindir. Bu hayat azminle, gayretinle, bıkmadan, usanmadan mücadele vermen gereken bir yer. Karnın tok, sırtın pek, sıkılmadan, yorulmadan bu yolu yürümek istiyor olabilirsin. Fakat artık öğrenmiş olman gerekir ki her zaman senin istediğin gibi olmayacak. Her geçen gün biraz daha marifetlenerek ilerliyor olmalısın. O da ancak hayatındaki imkanlar az olsa bile iyi işler ortaya koymaktan vazgeçmeyerek yürüyebileceğin bir yol…

Oku daha uzağa atman için yayına daha fazla kıyıp, yayını daha geriye çekmen lazım.

Açlığını, eksikliğini, noksanlığını marifet edinmek için hayattaki en büyük koz olarak kullan. Açlıkların, tokluk zamanlarının yüz akı olsun. Unutma! İnsanların en güzelinden bize miras olmuş bir söz vardır ;

“Bu dünyada rahat yoktur.”

Zirvelere çıkabilmenin anahtarı derin vadilerde kazanacağın marifet lerde gizli…”

------------

“Milyarlarca insan içinde, “bir” kişinin ne önemi olabilir ki?
Bunun cevabını o “bir” kişiye sorun!”
Yahya Hamurcu

Yorumlar

  1. Şiiri yazan şair yazdığına ulaşamadı
    Gerçekten uzak anlatımlara ne kadar çabuk kanıyoruz. Keşke bedellere hakettiği değeri verebilsek teşekkürler hocam

    YanıtlaSil
  2. Az imkan çok Azim olmalı bu hayatta….’hiç bitmese horoz şekerim’ 😔

    YanıtlaSil
  3. Geriye çekmeye ne kadar kıyarsak o kadar ileri gitmiş olacak okumuz.Ne kadar ileri gitmesini isyorsak o kadar geri gitmesine katlanacağız.Sonuöta geri gittiğimizden çok daha ileri gideceğiz

    YanıtlaSil
  4. Yükleri yüklenmeye başlayınca anlar insan çocukluğunun geçtiğini. Kimisi yüklerinden şikâyet eder, kimisi sabreder.
    Sebebini bilince insan, sabredebilir olur.
    Yüklerinin onu mağfiret lendirdiğini, güçlendirdiğini bilince sabredebilir olur...
    Çok güzel bir yazı olmuş. Yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BEDELSİZ İSTEK KABUL OLUNMAYACAK DUA’DIR

“ANNECİĞİM BANA YARDIM ET”

BİR YÖN MESELESİ

DİSİPLİN BENDEN SORULUR !!!

HAYATTA HER ŞEY GEÇİCİDİR

SÜPER BABAANNE!

HIZLI VE HAZLI

KARIŞIK İKİZLER

İYİLİĞİN KARŞILIĞI BAŞKA NE OLABİLİRDİ Kİ?

KOCA BEBEKLER!