SINIRLARIN ÖTESİNDE
Nasıl göründüğünün, neler söylendiğinin hatta nasıl koktuğunun önemli olduğu, eğlenceli bir hayatları vardı. Yavaş yavaş, hayatın içinde deneye yanıla el yordamıyla büyümüşler ve artık üniversiteli olmuşlardı. İkiside ortalama bir aileden geliyorlardı. Ankara da yolları kesişmişti. Ayrı bölümlerde olmalarına rağmen aynı kantini kullanıyorlardı. Bir süre sonra birbirlerini fark ettiler. Sonra ortak arkadaşları sayesinde tanıştılar. Arkadaşlıkları ilerledi. Çocuk girişken, sıcak kanlı, samimi, esprili, okuldakiler tarafından tanınan popüler biriydi. Kız ise daha sade, kendi halinde, çevresi pek geniş olmayan ama 2 tane sağlam dostu olan biriydi. Kendisinin tam zıttı olmasına rağmen Ali Rıza’nın bu halleri onu cezbediyordu. Bir kere çok eğlenceliydi. Özellikle ilişkinin başlarında onun yanında çok özel hissediyordu. Gezmeler, espriler, çok ilginç yerlerde yemek yemeler vs. vaktin nasıl geçtiğini anlamıyordu. Hani o hepimizin unutamadığı güzel zamanlar işte... Fakat işin d...