SÜPER BABAANNE!
Nihayet tatile çıkabilmişti... Ilık bir Eylül akşam üzeri Sinop'un güzel denizine karşı keyifle çayını yudumluyordu. Aslında ne kadar yorulduğunu tam da şimdi rahata erince fark etmişti… Birden babaannesinin sözü aklına düştü ; “Evladım insan yorulduğunu çalışırken değil oturduğunda anlar!” Ertan'a göre babaannesi ilkokul mezunu bile olmadan ordinaryüs profesör diyebileceği seviyede bilge bir hatundu… Bir yandan denizdeki sörfçüleri izlerken diğer yandan da zihninde, “Tatildeyim, artık bir dur ya!” diyemediği bir düşünce sörfü başlamıştı sanki. Babaannesine gitmişken düşünceleri, “Er giden işine, geç giden boşuna!” sözü çınladı kulaklarında. Ne kadar da güzel söylemişti yine o bilge hatun. Bir an kendi hayatındaki karşılığına baktı; “Ertele babam ertele!” Küçük yaşlardan bu yana çoğu kez yüzü bu yüzden hep yere düşmüştü. Çünkü yapması gerekenleri ertelemesi başına pek çok işler açmıştı. “Bu neden böyle?” diye düşünürken yanında büyüdüğü o çok sevdiği dayısı gözlerinin ö...